SİZDEN GELEN MAKALELER

ALLAH’IN HUZURUNDA YALNIZ KALACAĞIMIZ AN

    İnsanın apaçık düşmanı olan şeytan, her insan için farklı taktikler kullanır. Ancak birok insanı yakaladığı zayıf bir nokta vardır ki, bu nokta genellikle herkeste aynıdır; dünya hayatına (metaına) olan bağlılık.
       Şeytan insanları saptırmak iin kullandığı her telkini kendisi vermez. Plan ve taktiklerini etkisi altına aldığı kişiler aracılığıyla da uygular, telkinlerini onları konuşturarak verir. Şeytanın dostu olan bu kimseler, "gnahı benim boynuma", "yaşlanınca nasılsa ibadet yapacak bol zamanın olur, şimdi hayatın tadını ıkar", "dnyaya bir kere gelinir", “önemli olan kalbin temiz olması’’ gibi szlerle, insanları Allah'ın buyruklarını göz ardı etmeye ya da sorumluluklarını ileri yaşlarına ertelemeye yöneltirler. Bu sözlerin etkisi altına giren kişilerin ise gaflet halinde oldukları ok apaçıktır. ヌ;nk insan dünyaya nasıl bir kez geliyorsa, ahirete de bir kez gidecektir.
      Adeta şuursuzca, gaflet halinde yaşayan bu kimse ahirette Allah'ın huzurunda yalnız sorgulanacağını unutmuştur. Ahirette diriltildiğinde, o mahşer kalabalığı içinde koşarken yalnızdır. Orada kimse kimsenin durumunu sormaz. Dünyada iken birlikte yaşadığı dostları, akrabaları, ailesi, eşi, ocukları yanında yoktur. Dnyada yalnız kalmaktan korkan insan, dnyadakine asla benzemeyen bir yalnızlık iindedir. Sorgulanma anı, dnyadayken Allah’tan yüz çevirmiş kişi için yaşadığı en zorlu andır. Yapıp ettiklerini, yerine getirmediği sorumluluklarını, ertelediklerini ve Rabb’i karşısındaki aczini düşündüğünde yalnızlık hissi daha da artar. Yaşamı boyunca değer verdiği her şeyden ve yakınındaki tm insanlardan uzaktır; yapayalnız, tek başınadır. 
    Ve onların hepsi, kıyamet gn O'na, 'yapayalnız, tek başlarına' geleceklerdir. (Meryem Suresi, 95)
  
 İbadet etmek iin daha ok zamanı olduğunu, yaşlanınca kulluk grevlerini yerine getireceğini dşnmştr; ne kadar mr kaldığını bilmeden… Kişi lmn her an kendisini bulabileceğini dşnmemiştir. Düşünmediği gibi, kendisine hatırlatıldığında rahatsız olduğu bu konudan söz edenleri de susturmuştur. Uyaranlara ise hiç kulak vermemiştir.
   Şu kesin gerektir ki; Allah'ın buyruklarını yerine getirmeye vakit bulamadan, lm apansız gelip atabilir. Oysa insan kalbini Rabb’ine bağladığında, her şeyi Allah’ın yaratmakta olduğu gereğini düşündüğünde ve her olayda O’na güvendiğinde, hem dnyada hem de ahirette en büyük nimetleri kazanabilecektir
   . Nerede ve ne yapıyor olursak olalım, Allah'ın sonsuz aklıyla belirlediği bir kadere tabi olduğumuzu asla unutmayalım. Her kim olursa olsun her insan kesinlikle lm tadacaktır; yalnızca Allah, ezeli ve ebedi olandır, daima diri olandır.
Sizi diri tutan, sonra ldrecek, sonra da diriltecek olan O'dur. Gerekten insan pek nankrdr. (Hac Suresi, 66)

yazan
mine çakır